Sunday, 2 February 2014

Yeni Zelanda'da Tatil (2. Bolum)

Tatilimizin ikinci duragi Christmas'i gecirecegimiz Kapiti Coast'du. Siddetli yagmur esliginde daglari astiktan sonra kuzey adanin guney batisindeki meshur sahil kasabalarindan olan Kapiti'ye vardik.  Uc bes dukkandan olusan merkezi ve sahile dogru uzanan guzel bahceli evleri ile, yine kucuk ve sakin bir yer. Kasabaya giriste Christmas heyecanini hissetmeye basladik diyecegim ama hayir. Bu ulkede Christmas cok yapay, cunku her yerde dekorasyon olarak cam agaci ve ren geyikli santa figurleri kullaniliyor ama mevsim yaz. Gerci hava kapali ve hafif serindi ama hadi diyelim bizim sonbahar gibiydi ama kesinlikle kis degil. Hal boyle olunca kis konseptli Christmas pek bize eglenceli gelmedi. Christmas dedigin zaman Almanya'daki gibi Christmas marketlarla sehrin suslendigi, Christmas marketlarda dolasirken cok usuyup, icini karanfil kokulu sicak sarap ile isittigin bir zaman olmali. Yine de heryerde oldugu gibi buradaki asil Christmas heyecani buyukleri ziyaret etmek ve tum aile bireylerinin bir arada olmasi, ki bizi bugunlerde yalniz birakmayip aile bulusmasina davet eden Ozii'nin calisma arkadasi Andrew ve esi Anna'ya cok tesekkur ediyoruz. Andrew ve Anna Kapiti'de buyumusler, ikisinin ailesi'de halen burada yasiyor. Kapiti'de gecirdigimiz iki gun boyunca gunduzleri Andrew'un ailesinin evinde agirlandik, geceleri ise Anna'nin babasinin evinde konakladik. Hersey harikaydi, cok lezzetli yemekler yedik, cok guzel saraplar ictik. Hele o yedigim  Christmas Ham'in tadini hic unutmayacagim. Ilk gun aile bireyleri ile muhabbet ettikten sonra soyle bir sahilde yuruyus yaptik. Ikinci gun ise Christmas sabahinin hediye acma solenini vardi. Evde sadece dort cocuk vardi ama yuzun uzerinde hediye vardi. Sanirim ogledensonra olmasina ragmen hala acilmayan hediyeler vardi. Hediye faslindan sonra da heyecanli Christmas yemegi bekleyisi vardi. Yemekler yendi, Christmas sarkilari dinlendi, anilar anlatildi...
Cam agacinin altina hediye koyma olayi gercekmis ve hediyelerin hepsi de gercek :)

Sol bastan; Anna'nin babasi, Andrew'un babasi, Sweep ve Ben, Anna, Andrew, Ozii, Andrew'un annesi, Andrew'un abisi ve Hint'li esi

Bu aglayan guzel Lizzie

Andrew ve cocuklari

ve bu da Ben :) yani ben degil Ben :) hihi

Bu da Sam, Andrew'un abisinin ufaklik, biblo gibiydi :)

Sam ve hediyeleri

Andrew'un abisi ve kizi
Andrew'un ailesinin bahcesinde gezindik ve yine standart bir Yeni Zelanda evine ait bahce!

Her bahcede mutlaka bir sebze kosesi oluyor.

Bu bahcede bir de kelebek yetisiyor.

Bahceler ciceksiz olmaz

Bahceden dekoratif bir kare

Bahce dekorasyonunda torunlar da dusunulmus

Anna ve Lizzie :)

Yine Ben, bu sefer espri yok :)

Kapiti sahilinde gezindik demistim ya iste kareler. Karsidaki Kapiti adasi. Kimse yasamiyor ama doga turlari duzenleniyor. Bir suru kus cesidi varmis adada. Tabii ki hic bir yirtici hayvan yasamiyor.

Sahilden evlere cikan merdivenler

Sahilin diger tarafi, karsida gozuken yer Wellington degil ama bu yonden kiyi boyunca devam edilirse 1 saat sonra Wellington'a varilacaktir.

Ayni kare bir de Ozii ile

Baska bir kare;  Kapiti adasi, bulutlar ve okyanus. Yani Pasifikte yer alan Tasman Sea. Haritandan baktiginizda okyanusun bu bolumunun yani Avustralya Yeni Zelanda arasinda kalan kismin Tasman Denizi olarak adlandirildigini goreceksiniz.

Bizim icin soguk ama yaz olunca insanlar havaya aldirmaksizin denize giriyorlar. Pardon denizde durup dalgalarla oynuyorlar.

Kapiti adasi ve uzerine coken bulut 

Face'de yayinladigimiz bu kare burada cekilmistir :)
Sahilden objektifime takilan son kare 

Sweepppp :)

Christmas sabahinin ertesi gunu, 26 Aralikta (bugunun de bir adi var Boxing Day, bu gunun ozelligi ise cilgin indirimlerin yapildigi alisveris gunu olmasi) Auckland'da dogru yola ciktik. Kapiti Auckland arasi 7-8 saat. Malum tatil, kendimizi cok yormayalim diye yol uzerindeki Taupo golunde mola verdik ve bir gece konakladik. Kuzey adada nerede yuzulur denince ilk soylenen yer burasiydi ve bizde sonunda yuzecegiz diye cok heyecanliydik. Ama hava kapali, moralimiz bozuk. Derken Taupo gozuktu. Yaklasik bes on dakika gol boyunca gittikten sonra, doga ana sesimizi duydu ve bir anda gunes acti. Hemen arabayi kalabalik bir yerde kenara cektik ve uzerimizi apar topar degistirip, soguk moguk demeden kendimizi suya attik.

Gol sonrasi hatira blog fotogradimiz. Burdan suyun rengi cok guzel gozukmuyor ama gercekten guzeldi.
Iyi ki de otele gidip esyalari birakmayi beklememisiz gole girmek icin cunku otele vardigimizda yagmur yagmaya basladi. Kaldigimiz yer Lonely Planet'in onerdigi Blackcurrant backpackers di. Gercekten de fena degildi. Bu arada daha once bahsetmemis olabilirim, Yeni Zelanda'da cadir kurmak ile backpacker's da iki kisilik dusu tuvaleti icinde bir odada kalmanin fiyati ayni. Ortalama kisi basi 30-35$. Bir ilginc detay daha, hem bir onceki cadir alaninda hem bu backpacker's da en cok konusulan dil Almanca'ydi. Ulkede yasayan cok Alman var mi bilemiyorum ama tatil yapan cok Alman oldugunu soyleyebilirim. Uzerimizi degistirdikten sonra disarida para harcamamak adina ortak kullanilan mutfakta tonbalikli makarnamizi hazirladik. Makarnamizi sarap esliginde yedikten sonra, halen yagmur devam ediyor oldugu icin, kaldigimiz yer merkeze bes dakika olmasina ragmen, sehri ve cevresini araba ile turlamaya karar verdik. Motele girmeden once sehrin ici civil civildi, caddeler dukkanlar cok hareketliydi, ama yemekten sonra disari ciktigimizda dukkanlarin yine beste kapandigini gorduk. Bu ulkede turizm kulturu cok ilginc. Saat 5 dedin mi dukkanlar, saat 10 dedin mi restaurantlar, saat 12 dedin mi barlar kapaniyor. 12 den sonraya kalirsa belki sehirdeki bir yada iki club kaliyor o kadar. Kisaca tur attiktan ve buraya uzun sureli geldigimizde yapilacak listesi cikardiktan sonra gozumuze kestirdigimiz gol manzarali bir bara oturup biramizi ictik. Hava kararmaya basladiginda ise yine sahilde turladik ve tam otele donerken bir de ne gorelim, Lunapark. Oziim yine bir Lunapark klasigi bir oyuncaga bindi. Ozii yukarida oyuncakta, ben asagida bekleme modunda salgiladigimiz adrenalin ile gece guzel bir uyku uyuduk.

Taupo'da aksam ustu

Yine Taupo'da aksamustu

Face'de yayinladigimiz bu fotograf burada cekilmistir


Bira ictigimiz bar - Lake House

Yeni Zelanda'da bulutlar bir baska guzel





Lunapark :)
Auckland ucuncu bolumde :)

No comments:

Post a Comment