İş hayati her yerde aynı mı olur :) Burada da sabah bilgisayar başına geçiyorum, akşam olunca gözler kızarmış bir şekilde bilgisayar başından kalkıyorum. Yine outlook, yine yeni bir sistem ögrenmece (SMS), excel, powerpoint, biraz da word. Tesco'nun meşhur GMIS'inin yerini burada SMS aldi. KPI yine KPI, Ingiliz ekolu olunca cok zorluk cekmiyorum. Ofiste 2 Kiwi, 2 Taiwanli, 3 Çinli, 1 melez, 1 de ben varım. Sanki Yeni Zelanda'da degil de Çin'de calışıyorum. Ingilizce kadar ofiste Mandarince konuşuluyor. Nasıl baskın, nasıl vurgulu bir dil oyle. Bir de insan anlamayınca, konuşulanlar safi gürültü gibi geliyor kulağa. Bazen basıyor bana tabii, o zaman da kalkıp cayımı alıyorum. Burada cay, kahve ucretsiz :) Ama oğle yemegimizi kendimiz goturmemiz gerekiyor. Zaten aksam yemeklerini zor koordine ediyoruz, bir de ogle yemegi cikti. Microdalga, firin hersey var yemegi isitmak icin ama iste hem yemegi taşımasi sorun hem de her gune ayri yemek hazirlamak cok sıkıcı. Cafeler de var, ama hep yagli yemekler. Hem lezzetli degil hem de her gun Cafe'den yemege butce dayanmaz.
Ogle yemegi yok, ingilizce zorluyor, iş cok zevkli degil ama maaş almak şahane. Bu aralar bir de arabamizi alabilirsek, sıkıcı geçen hafta içlerimizin acısını haftasonları cıkaracagiz. Keske onceden alabilseydik su arabayi da gectigimiz haftasonu 3 gunluk tatilden yararlanabilseydik. Pazartesi gunu resmi tatildi. Labor daymis. Buradaki Labor anladigimiz anlamda 1 Mayis gibi isci bayrami degilmis. Daha cok baharin gelisiyle tarlada bahcede calismaya baslamak icin bir kutlama gunuymus. Biz hatta, hazir konu bahce ile ilgilenmek, baslayalim artik bahce isine dedik ama yine nafile. Bulduk bir bahane ve kendimizi nehir kenarinda attık. Sarabimizi ve cipslerimizi alip 3 saat - nehir boyu yuruduk, yedik & ictik, gunes altinda cimlere uzandik. Burada doga ile içiçe olmak gercekten cok guzel. Sali gunu de 29 Ekim'di ve isten biraz erken cikip, aksamustu Wellington'daki resepsiyona katildik. Konsolosluk merkezde deniz kenarinda bir yer ayarlamis. Cok kalabalıktı, bir suru konsolos, bir suru milletvekili ve bır suru bızım gıbı TC kokenlıler. Iki saat ayakta dikilip, 90. yila kadeh kaldirdiktan sonra evimize donduk.
Insan calismaya baslayinca o eski blog heyecani kalmiyor sanirim. Eger calismiyor olsam, 29 Ekim maceramizi koca bir paragrafta anlatirdim. Dusunsem aklima bir suru detay gelirdi. Ama malum is hayati ile birlikte, yine herseyi yuzeysel yapma gunleri geri dondu. Bakalim bu ezberi bozabilecek miyim? Hem is hayati hem hayattan zevk alma beraber devam edebilecek mi? Onumuzdeki yazacagim sayfalarin tarih araliklari ve icindeki detaylar bunu bizlere gosterecek :)
Kalin saglicakla...
No comments:
Post a Comment